0212-543 33 20
info@personalogia.com

Çocuklarla Oyun Terapisi

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (ÇMOT) Nedir?

Çocuklar, yetişkinlerden farklı olarak konuşmak yerine duygu ve düşüncelerini oyun ve oyuncaklar aracılığıyla daha kolay ifade ederler. Kendilerini anlama ve konuşma becerileri yetişkinler kadar gelişmediğinden isteklerini, arzularını, hayallerini, hayal kırıklıklarını, kızgınlıklarını, sevinçlerini, korkularını, her türlü içsel çatışmalarını sözcükler yerine oyuncakları kullanarak, oyun yoluyla açığa vurabilirler. Bu nedenle çocuğu anlamak ve onun dünyasına girmek, ancak onun oyunlarını iyi gözlemlemek ve oyunlarına dahil olmakla mümkündür.

ÇMOT, çocukların uyumlu ve mutlu olmalarını hedefleyen, kendilerini oyun ve oyuncakları kullanarak ifade etmelerine olanak sağlayan, gelişimsel bir terapi sürecidir.

ÇMOT’da terapist, çocuğa, her türlü duygu ve düşüncesini rahatça ortaya koyarak oynayabileceği güvenli ve koşulsuz kabul içeren bir ortam hazırlar.

Çocuklar, ÇMOT yoluyla uygun bir ortam sağlandığında kendi içsel çatışmalarını ortaya koyup çözerek sağlıklı bir gelişim göstermeye eğilimlidirler. Terapist ise oyunlar aracılığıyla çocuğun dünyasına girerek bu içsel yolculuğunda ona eşlik eden bir yol arkadaşı olur.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (ÇMOT) Ne İşe Yarar?

ÇMOT, öncelikle çocuğun kendi duygu ve düşüncelerini tanımasına yardımcı olur. ÇMOT’un en önemli hedeflerinden biri çocuğun kendi duygu, düşünce ve davranışları ile ilgili farkındalık kazanmasıdır.
ÇMOT, çocukların karar verme, sorumluluk ve inisiyatif alma gibi becerilerini geliştirir. ÇMOT’da terapist çocuğa ne yapması gerektiğini söylemez; çocuk adına problem çözmez. Onu, kendi problemlerini çözmesi konusunda cesaretlendirir. Böylelikle çocuklar, kendi problemlerini başkalarının yönlendirmesine ihtiyaç duymadan, kendi mizaç yapılarına en uygun yöntemle çözme becerisi kazanırlar. Böylelikle özgüvenleri artar ve yetişkinlere olan bağımlılıkları azalır.
ÇMOT, çocukların doğrudan dışa vuramadıkları ve kendi başlarına aşmakta güçlük yaşadıkları travma ve içsel çatışmaların çözümünde yarar sağlar. Geçmişte yaşanan travmaları güvenli bir ortamda oyun yoluyla ortaya koyan çocuk, bu yaşantıyı yeniden deneyimleyerek onunla yüzleşme şansına sahip olur. Yaşadığı içsel çatışmaları oyun sırasında ortaya koyduğunda, terapistin geribildirimleri sayesinde bunların ne anlama geldiğini fark edip, çatışmayı nasıl dindireceğinin yolunu bulabilir.

Oyun Terapisi Hangi Durumlarda Faydalıdır?

• Kardeş kıskançlığı
• Ayrılık endişesi
• Aşırı çekingenlik
• Kaygı Bozuklukları
• Aşırı öfke, korku ve üzüntü
• Saldırgan davranışlar
• Davranışsal gerileme (bırakmış olmasına rağmen yeniden bezlenmek, biberon emmek isteme v.b.) Özgüven problemleri
• Sosyal uyum problemleri (arkadaşlık kuramama, arkadaşlarıyla uyumlu hareket edememe ya da arkadaşlarına hayır diyememe v.b.)
• Okul problemleri (okula gitmek istememe, okuldan kaçma, sınıfta yerinde durmak istememe v.b.) Uyku sorunu
• Yeme sorunu (yemek seçme ya da iştahsızlık)
• Tuvalet sorunu (İdrar kaçırma (Enürezis), Dışkı kaçırma (Enkoprezis))
• Tırnak yeme
• Mastürbasyon
• Takıntılı davranışlar
• Anne baba ayrılığı
• Değişimlere uyum sağlamakta zorluk (annenin çalışmaya başlaması, taşınma, okul değişikliği v.b.)
• Fiziksel bir nedene dayanmayan mide bulantıları, baş ağrıları v.b.
• Kayıp ve yas
Gibi durumlarda oyun terapisinden faydalanılabilir.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisinin Hedefleri

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi’nde Çocukların:

• Davranış, duygu ve düşüncelerini daha iyi tanımaları ve anlamaları
• İhtiyaçlarının karşılanması için, kendilerini uygun yollarla ifade etmeleri
• Problem çözme becerilerinin gelişmesi
• Problemli davranışlarının azalması
• İçsel çatışmalarını çözmeleri
• Kendilerini ifade etmeleri
• Özgüvenlerinin artması ve
• Özkontrollerinin gelişmesi

hedeflenir.

Persona Logia’nın Oyun Terapi Yaklaşımı

Mizaç farklılıkları, çok küçük yaşlardan itibaren çocukların oyunlarında kendini göstermeye başlar. Bazı çocuklar daha çok silah ve askerler gibi saldırganlık içeren oyuncaklarla oynamayı tercih ederken, bazı çocuklar dart, bowling gibi genellikle bir kazanan ve kaybeden bulunan, yarışma ve rekabet içeren oyunları tercih ederler. Bazı çocuklar, oyunlarında sürekli hareket eder, hatta yerinde duramazken, bazı çocuklar çok daha sakin, hatta yavaş oynarlar. Çocukların oyuncak seçimleri ve oynama davranışlarında gözlemlenebilen farklılıklar, onların mizaç yapılarıyla ilgili ipuçları verir. Mizaç konusunda uzman psikologlar, oyun terapi esnasında yaptıkları gözlemlere dayanarak çocukların mizaç farklılıklarını tespit ederler. Aile görüşmelerinde, yaptıkları gözlemleri aile ile birlikte değerlendirir, çocuklarının sağlıklı karakter ve kişilik gelişimine nasıl destek olabilecekleri konusunda ebeveyne yol gösterirler.

Çocuğuma Oyun Terapisini nasıl açıklamalıyım?

Oyun Terapi’nin etkili olması, öncelikle çocuğun, terapistin onu olduğu gibi kabul ettiğine inanması ve güvenmesine bağlıdır. Ancak “kendisinde bir problem olduğu için bir yere götürülmek” çocuklarda oldukları gibi kabul edilmeyen, istenmeyen biri oldukları duygusunu tetikleyebilir. Bu nedenle Oyun Terapisi’ne getirilen çocuklara yapılan “bir arkadaşımıza gidiyoruz”, “doktora gidiyoruz”, “psikoloğa gidiyoruz” gibi açıklamalar yerine; “seninle tanışmak ve oyun oynamak isteyen birine gidiyoruz” “bir oyun ablası/abisi’ne gidiyoruz” gibi bir açıklama yapılması, çocuğa olumsuz bir izlenim vermeden ve onu kandırmadan Oyun Terapi’yi açıklamanın yoludur.

Çocuğumun Oyun Terapisi’ne Nasıl Katkıda Bulunabilirim?

• Çocuk oyun odasında önceden planlamadan, kendisini zorlayan duygu, düşünce ve davranışları üzerinde oyun oynayarak çalışır. Bu nedenle ebeveynlerin, oyun seansından önce çocuğa seansta ne yapması-yapmaması gerektiğiyle ilgili tembihte bulunmamaları, çocuğun içinden geldiği gibi kendisini ortaya koyabilmesi ve terapiste açılabilmesi için önemlidir.
• Oyun odası ve çocuğun orada oynayarak terapistle paylaştığı süreç ona özgü ve özeldir. Çocuk oyun seanslarında genellikle kimseye açamadığı ve doğrudan ifade edemediği içsel çatışmalarını açığa çıkartır. Bazı çocuklar seans sonunda oyun odasında yaptıklarını ebeveynine kendiliğinden anlatırken bazıları henüz hazır olmamaları nedeniyle neler yaptığını ebeveyniyle paylaşmak istemez. Bu nedenle seanstan hemen önce ya da hemen sonra ebeveynin terapiste ya da çocuğa odada neler yaptıklarını sorması çocuğu utandırıp, endişelendirebilir. Böyle bir durumda çocuk terapistin ya da ebeveynin kendisinden şikâyet edeceğini düşünebilir. Bu nedenle ebeveynin süreçle ilgili sorularını terapiste çocuğun bulunmadığı aile seanslarında ya da telefon aracılığıyla sorması daha uygundur.
• Terapistiniz, çocuğun mizaç yapısıyla ilgili bilinmesi gerekenleri ve oyun odasındaki gözlemlerini çocuğun bulunmadığı aile seanslarında paylaşır. Ebeveynin, terapistin oyun odasının dışındaki etkinlikleri içeren önerilerini izlemeleri, çocuğun sorunlarının çözümüne ve terapi sürecine katkıda bulunur.
• ÇMOT’un ne kadar süreceği çocuğun yaşına, mizaç yapısına, yaşadığı problemin çeşidine ve problemi ne kadar süredir yaşadığına bağlıdır. Terapinin ne zaman başlayacağı ve ne zaman sonlandırılacağı terapist ve ebeveynin ortak kararına bağlıdır. Terapi süreci başlatıldıktan sonra ebeveynin çocuğu seanslara düzenli olarak getirmesi, çocuğun hem ebeveyne hem de terapiste güven duyması açısından önemlidir. Eğer ebeveyn çeşitli nedenlerden terapiyi sonlandırmak istiyorsa bunu mutlaka terapistle paylaşmalı ve terapistin çocuğu sürecin sonlanmasına hazırlaması için fırsat vermelidir. Aksi halde aniden sonlanan terapi süreci, çözülen problemlerin tekrar görülmesine ya da çocuğun yapısına göre farklı problemler ortaya çıkmasın neden olabilir.